Sorenson çözücüsü

Sorenson çözücüsü (Sorenson Görüntü Çözücü ya da SVQ olarak da bilinir) Sorensen Media tarafından geliştirilen, Apple QuickTime ve Macromedia Flash’ın en son sürümünde kullanılan bir görüntü çözücüdür.

Sorenson çözücüsü ilk defa QuickTime 3 sürümünde görüldü. QuickTime 4 ile geniş olarak kullanılmaya başlandı.

Sorenson ile görüntü dosyalarını sadece QuickTime ile izlenilebiliyordu, Unix/Linux altında ise DLL dosyalarını kullanabilen MPlayer ile izlemek mümkündü.

Adı bilinmeyen bir geliştiriciye göre geriye mühendislik işlemi ona SVQ3 çözücüsünün H.264 çözücüsünün değiştirilmiş bir sürümü olduğunu gösterdi. Aynı geliştirici FFmpeg’e bu çözücünün desteğini ekleyerek FFmpeg’in çalışabildiği işletim sistemlerine yerel oynatma özelliği kazandırdı.

Kamera

Kamera isim, sinema, televizyon, fotoğrafçılık, (Lat. Fransızca caméra=Oda ‘dan)

  1. Hareket

ediyormuş sanısı uyandıran görüntüler kaydetmek için kullanılan aygıt. (Film kamerası.)

  • Durağan görüntü kaydetmek (fotoğraf çekmek) için kullanılan aygıt. Eşanlam Fotoğraf makinesi.
  • Bilgisayar üzerinden görüntü yollamaya yarayan bilgisayar donanımı, Webcam.
  • Piksel

    Tüm sayısal görüntülerin en küçük parçası olan noktacıklara piksel denir. İngilizce’de resim parçası anlamına gelen “picture element” birleşik kelimesinden çıkarılmıştır. Pixel, picture (resim) kelimesinin kısaltması olan pix ve element (parça) kelimesinin ilk iki harfiden (el) oluşmaktadır.

    Bir pikselin en-boy oranına görüntü oranı denir. Bu sayı günümüz bilgisayar ekranlarında bire eşittir, video ortamında ise birden büyük olabilir. Başka bir deyişle günümüz bilgisayarlarında bulunan pikseller kare, sayısal videoda kullanılan pikseller ise dikdörtgendir.

    Görüntü çözücü

    Görüntü çözücü, sayısal görüntülerin sıkıştırılabilmesi için kullanılan donanım ya da yazılım birimidir. Sıkıştırmada genellikle kayıplı veri sıkıştırma yöntemleri kullanır.

    Geçmişte görüntü manyetik kasetlerde analog sinyallerle saklanıyordu. CDlerin piyasaya girdiği zamanlarda analog sesin sayısal ses haline çevirilebilmesi, görüntünün de sayısal biçimde saklanabilmesine olanak verdi, böylece yeni teknolojiler ortaya çıktı.

    Ses ve görüntü sıkıştırmak için özel yöntemler gerektirdi. Mühendisler ve matematikçiler bu sorunu çözebilmek için çalıştılar. Burada görüntü kalitesi için karışık bir denge söz konusu, sunmak için gerekli veri miktarı (bit oranı olarak da bilinir), kodlama ve çözme algoritmaları, veri kayıpları ve hatalar için sağlamlık, düzenleme kolaylığı, rastgele erişim, sıkıştırma algoritmasının durumu, sondan sona gecikme, ve birkaç diğer etken.