RAW

Dijital fotoğraf makinelerinde filmin karşılığı olan sensör üzerine düşen görüntü dijital işlemci tarafından sayısal verilere dönüştürülüp fotoğraf haline getirilir. Çekim sırasında belli işlemlerden geçen ham görüntü genelde JPEG bazen de TIFF formatına dönüştürülür.

İşte bu değişikliklerin yapılmadan sensörden gelen sayısal verilerin doğrudan belleğe yazılmasıyla oluşan özel formata RAW adı veriliyor. RAW dosyaları sensörden gelen ham bilgileri içerdiğinden yaygın olarak tercih edilen fotoğraf formatı JPEGten çok daha fazla yer kaplarlar. 6 Mpiksel bir fotoğraf makinesi için bu rakam 5-6 Mbyte’a ulaşabilir. Her marka ve modelin kendine has algoritma yöntemleri olduğundan farklı dijital fotoğraf makinelerinin ürettiği RAW dosyaları farklı boyutlarda olur.

Bu formatı daha çok üst seviyede ürünler desteklediği için her dijital fotoğraf makinesinin RAW çekme özelliği bulunmaz.

RAW formatının en önemli özelliklerinden biri de çekim yapıldıktan sonra üzerinde bazı değişikliklere izin vermesi. Yani bir nevi zaman içinde geri giderek yanlış ayarları düzeltebilmeye imkân tanıması.

Dış Bağlantılar


RAW Formatı hakkında Türkçe bir yazı.

Aladin

Abbildende Luftgestützte Aufklärungsdrohne im Nächstbereich

Alman mini İHA’larına güzel bir örnek teşkil eden Aladin, görev planlama ve uçuş kontrol, 2 ya da 3 boyutlu dijital haritalandırma, görüntü değerlendirme ve depolama gibi özellikler sunan yer kontrol istasyonu ile beraber sırtta taşınabiliyor. Taşıyabildiği faydalı yükler arasında bulunan ileri ve geri görüşlü CCD renkli kamera, gece ve gündüz keşif için video kamera ve IR kamera sayesinde Aladin her türlü hava koşulunda görüntü aktarabiliyor. Elden fırlatılarak havalanan Aladin, otonom olarak Raven B’e benzer şekilde stall’a girerek iniş yapıbiliyor. Video ve telemetri verilerini gerçek zamanlı aktarabilen Aladin’in yapısında, karbonfiber ve camelyafı gibi malzemeler kullanılıyor.MSI Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi, sayı: 2006 - 017, sy.35

Kaynaklar

Çözünürlük (optik ve elektronik)

ÇÖZÜNÜRLÜK NEDİR?

Çözünürlük sistemleri şöyledir:

  • VGA 640×480
  • SVGA 800×600
  • XGA 1024×768
  • SXGA 1280×1024
  • sxga+ 1400×1050

Çözünürlük arttıkça ekran küçülür. Yani küçüldükçe piksel büyür. Çözünürlük değiştiği zaman masaüstü bilgisayar ekranında simgelerin büyüklüğü de değişir, ancak notebooklarda aynı kalır. Ekran değerleri, piksel/inç cinsiyle ifade edilir ve ekran tiplerine göre 83 ila 120 piksel/inç arasındadır. Piksel/inç değeri aynı olan ekranlarda görüntü oranı da aynıdır. 1024×768 çözünürlük pek çok ekran için standarttır. Renk ve görüntü kalitesi ise ekran kartıyla ilgilidir.

Çözünürlük (optik ve elektronik)

ÇÖZÜNÜRLÜK NEDİR?

Çözünürlük sistemleri şöyledir:

  • VGA 640×480
  • SVGA 800×600
  • XGA 1024×768
  • SXGA 1280×1024
  • sxga+ 1400×1050

Çözünürlük arttıkça ekran küçülür. Yani küçüldükçe piksel büyür. Çözünürlük değiştiği zaman masaüstü bilgisayar ekranında simgelerin büyüklüğü de değişir, ancak notebooklarda aynı kalır. Ekran değerleri, piksel/inç cinsiyle ifade edilir ve ekran tiplerine göre 83 ila 120 piksel/inç arasındadır. Piksel/inç değeri aynı olan ekranlarda görüntü oranı da aynıdır. 1024×768 çözünürlük pek çok ekran için standarttır. Renk ve görüntü kalitesi ise ekran kartıyla ilgilidir.

Atlara Fısıldayan Adam

Yönetmen:

Robert Redford

Senaryo :

Eric Roth, Richard LaGravenese

Görüntü yönetmeni:

Robert Richardson

Müzik:

Thomas Newman

Tür:

Macera

Yapım:

ABD 1998 168 dakika (Renkli)

Yapımcı Firmalar:

Wildwood Enterprises, Touchstone Pictures

Dağıtıcı Firmalar:

UIP

Titan (mitoloji)

Titanlar, Yunan mitolojisine göre efsanevi Altın Çağ’da dünyayı yönetmiş olan güçlü tanrı ırkıdır.

Genellikle baz alınan Hesiod’un theogonisine göre en başta oniki Titan vardı. Bu Titanlar değişik kavramlarla özdeştirilmiştir. Örnek olarak, okyanus, hafıza, görüntü ve doğal kanun verilebilir. Baştaki oniki Titan daha sonra başka Titanları doğurdular. Bunlardan bazıları Prometheus ve Atlas’tı. Titanlar, babası Uranus’u tahttan atan Kronus tarafından yönetilmiştir. Titanlar ise Olimposlu tanrılar tarafından tahttan indirilmiştir.

İlk başta olan, orijinal oniki Titan ve simgeledikleri kavramlar aşağıdaki gibidir:

  • Okeanos — Okyanus
  • Tethys — Deniz
  • Hyperion — Gözlem
  • Theia — Görüntü
  • Koios — Akıl
  • Phoebe — Zeka
  • Kronus — Tarımsal bereket
  • Rhea — Cinsel bereket
  • Mnemosyne — Hafıza
  • Themis — Adalet
  • Krios –
  • Iapetos –

VTR

VTR. Video Tape Recorder’ın kısaltılmışı. Televizyonculukta kullanılan Video kayıt ve okuma sistemidir. Üzerindeki panellerle amatör kullanıcıların kullandıkları video sistemlerinde bulunmayan görüntü kareleri (Frame) üzerinde kullanıcının rahat bir şekilde müdahale etmesine imkân tanıyan bir elektronik cihazdır.

Ekran görüntüsü

Ekran yakalama görüntüsü çeşitli programlar vasıtası ile ekranda o anda ki görüntünün anlık fotoğrafının çekilmesidir. Görüntü yakalama film ve benzeri hareketli görüntülerden gerçekleştirilebilir. Çeşitli programlar vasıtası ile yapılabilir(örn. Camtasia v.b.) Görüntü o anda ki bilgisayar ekranındaki resminin kaydedilmesi için print screen klavye tuşu ilede yapılabilir. Herhangi bir anda bu tuşa basılıp daha sonra windows işletim sisteminde bulunan paint veya word gibi bir programda resim dosyası olarak düzen yapıştır menüsünden eklenerek kullanılabilir.

Hocagulı Narlıyev

Hocagulı Narlıyev (Türkmençe: Hojaguly Narlyýew, Türkçe: Hocakulı Narlıyev olarakta yazılır) (d. 1937) Türkmen sinemasının önde gelen isimlerinden biridir. Eğitimini 1963′te VGIK’te [1] tamamladıktan sonra, ulusal sinema için önemli bir film olan ve yönetmenliğini Bulat Mansurov’un yaptığı Rekabet filminde görüntü yönetmeni olarak çalıştı. Hocagulı Narlıyev dört filmde görüntü yönetmeni olarak çalıştı. Türkmen sinemasının en önemli filmlerinde ise yönetmenlik yaptı. Bu filmlerden en önemlilerinde biri Gelin filmidir. Yakın zamana kadar Türkmen Film Birliği’nin birinci sekreteri olarak görev yapıyordu.

Filmleri

1970 – Denize adam düştü (Man Overboard)
1972 – Gelin (The Bride)
1975 – Kadın ata bindiğinde (When a Woman Saddles a Horse)
1977 – Hayır diyebil (Be Able to Say No)
1980 – Jemal ağacı (Jamal Tree)
1983 – Kara kurum: gölgede 45˚C (Kara kurum: 45˚ C in the Shade)
1985 - Firagi, mutluluktan ayrılmış kimse (Fragy, Who Was Separated From Happiness)
1990 - Mankurt

Oh! What a Lovely War

Oh! What a Lovely War 1963 yılında bir müzikal oyun olarak başladı. Joan Littlewood ve onun Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelendi. Bu müzikal tarihçi Alan Clark’ın yazdığı The Donkeys (Eşekler)’den uyarlandı. Bazı sahneleri de Çek komedyen Jaroslav Hašek’in The Good Soldier Švejk (İyi Asker Švejk)’inden alındı.